📌 Temel Mantık: Nedir Bu Dereceler?
İngilizcede sıfatları (güzel, büyük, hızlı) kullanırken nesneleri birbiriyle kıyaslamak için iki farklı derece kullanırız:
SUPERLATIVE (Üstünlük): Üç veya daha fazla şey arasından birini seçerken "EN" (en büyük, en hızlı) demek için kullanılır.
🔵 Kısa Sıfatlar (1 veya 2 Heceli)
Ağızdan bir kerede çıkan kısa sıfatlara (tall, fast, big) doğrudan ek getiririz.
Sıfatın sonuna -er takısı gelir. Ve arkasından her zaman than
(-den/-dan) kelimesi kullanılır!
tall ➔ taller than (daha uzun)
fast ➔ faster than (daha hızlı)
Sıfatın sonuna -est takısı gelir. Ancak en önemli kural: Sıfatın önüne her zaman
the koyulmalıdır!
tall ➔ the tallest (en uzun)
fast ➔ the fastest (en hızlı)
1. Sonu sessiz-sesli-sessiz bitenler çiftlenir: big ➔ bigger / the biggest
2. Sonu "y" ile bitenlerde "y" düşer, "i" gelir: lazy ➔ lazier / the laziest
🟣 Uzun Sıfatlar (3 ve Daha Fazla Heceli)
Zaten uzun olan kelimelerin sonuna bir de -er/-est eklersek okumak imkânsız hale gelir (beautifuler denmez!). Bu yüzden kelimeye hiç dokunmayız, önüne "more" (daha) veya "the most" (en) getiririz.
Sıfatın önüne more kelimesi gelir. Arkasından yine than
kullanılır.
expensive ➔ more expensive than
beautiful ➔ more beautiful than
Sıfatın önüne the most kelimesi gelir. Sıfat yalın kalır.
expensive ➔ the most expensive
beautiful ➔ the most beautiful
🟠 Düzensiz Sıfatlar (Kural Tanımayanlar)
İngilizcede bazı sıfatlar kural dinlemez; "daha" veya "en" olurken kelime tamamen değişir. Bunları adımız gibi bilmemiz gerekir!
| Yalın Hal (Sıfat) | Daha (Comparative) | En (Superlative) |
|---|---|---|
| Good (İyi) | Better | The Best |
| Bad (Kötü) | Worse | The Worst |
| Far (Uzak) | Further / Farther | The Furthest / Farthest |
⚠️ Yaygın Hatalar (Sınav Kurtaran)
He is more tall than me.
(Kısa sıfatlara 'more' gelmez, '-er' takısı
gelir.)
This is most beautiful city.
(Superlative yaparken başa 'the' koymak
ZORUNLUDUR.)
My phone is better then yours.
(Karşılaştırma kelimesi e harfiyle yazılan then
(sonra) değil, a harfiyle yazılan THAN'dir!)
He is taller than me.
(O benden daha uzun.)
This is the most beautiful city.
(Bu en güzel şehirdir.)
My phone is better than yours.
(Benim telefonum seninkinden daha iyi.)