📌 Temel Formül (Gerçek Olasılıklar)
First Conditional (1. Koşul), içinde bulunduğumuz anda veya gelecekte belirli bir şart sağlanırsa, ortaya çıkacak gerçek ve muhtemel sonuçları anlatmak için kullanılır.
Kural basittir: Koşulu (If) her zaman Geniş Zamanla (Simple Present) söyleriz, sonucu ise Gelecek Zamanla (Will) bildiririz.
🔵 Olumlu Cümleler
Gelecekte bir şeyin olması, başka bir şeye bağlıysa tam olarak bu yapıyı kullanırız.
🟣 Olumsuz Cümleler (Don't / Doesn't / Won't)
Eğer şart gerçekleşmezse veya sonuç olumsuz olacaksa, Geniş Zaman tarafını don't/doesn't ile, Gelecek Zaman tarafını ise won't (will not) ile olumsuz yaparız.
🟠 Will Yerine Kullanılabilen Diğer Yapılar
Sonuç cümlesinde her zaman "will" olmak zorunda değildir. İhtimal bildirirken can/may/might, tavsiye verirken should veya doğrudan Emir Kipi (Imperative) kullanabilirsiniz!
If you finish your homework, you can play games.
(Ödevini bitirirsen oyun oynayabilirsin. - İzin/Yetenek)
If you feel sick, you should go to a doctor.
(Hasta hissediyorsan, doktora gitmelisin. - Tavsiye)
Eğer emir vermek istiyorsak, sonuç cümlesine özne koymadan direkt fiil ile
başlarız.
If you see Ali, tell him to call me.
(Eğer Ali'yi görürsen, beni aramasını söyle.)
⚠️ "If" Cümlesine "Will" Koyma Tuzağı!
Türkçede "Eğer yarın yağmur yağacaksa..." dediğimiz için İngilizcede de If'in yanına hemen "will" eklemek isteriz. Bu İngilizcedeki en büyük hatalardan biridir! "If" olan tarafta asla "Will" kullanılmaz.
If it will rain tomorrow, I will stay at home.
(If cümlesinin içine 'will'
giremez!)
If she will call me, I will be happy.
(If cümlesinin içine 'will'
giremez!)
If it rains tomorrow, I will stay at home.
(Yağmur yağarsa...)
If she calls me, I will be happy.
(O beni ararsa...)